Taklit etme psikolojisi insanoğlu var olduğundan beri süregelen bir şeydir. İnsanlar bir şeylere karar verirken, ya da uygularken hep başkalarını örnek alır bazen açıkça göstererek bazen de gizlice. Peki nedenini hiç merak ettiniz mi?

Taklit Etme Psikolojisi Örnekleri

Bilmediğiniz bir şehide olduğunuzu düşünün. Bir iş gezisinde bulunuyorsunuz veya bir arkadaşınızla tatil yapıyorsunuz. Uçaktan inip otele geldiniz ve duşunuzu aldıktan sonra çok acıktığınızın farkına vardınız.

İyi bir yere gitmek istiyorsunuz ama şehri o kadar iyi tanımıyorsunuz. Otel görevlisi meşgul, siz de internette arama yapıp vakit harcamak istemiyorsunuz, bu yüzden yakınlarda bir yer bulmaya karar veriyorsunuz.

Hareketli sokağa adımınızı atar atmaz karşınıza düzinelerce seçenek çıkar. Mor güneşliği olan şirin bir Thai lokantası. Havalı bir İspanyol meyhanesi. Bir İtalyan bistrosu… Hangisini seçeceksiniz?

Eğer çoğu insan gibi düşünüyorsanız yılların kanıtladığı kuralı uygularsınız. Müşteri doluluğunu kontrol edin. Eğer lokanta doluysa orası iyi demektir. Eğer boş ise yürümeye devam edin.

Bu, çok daha kapsamlı bir fenomenin bir örneğidir. İnsanların taklit etme psikolojisi. İnsanlar genelde çevresindekiler taklit eder. Arkadaşlarıyla aynı tarzda giyinir, diğer yemek yiyenlerle aynı giriş yemeğini seçer ve başkalarının da aynı şeyi yaptığına inanıyorsa otel havlularını hemen kirli diye atmaz ve yeniden kullanır.

İnsanlar, eşleri oy veriyorsa oy verme eğilimindedir, arkadaşları sigarayı bırakıyorsa sigarayı bırakma eğilimindedir ve arkadaşları kilo verirse kilo verme eğilimine girer. Bunların hepsini açıklayacak tek nokta taklit etme psikolojisidir.

İster satın alınacak kahve markası gibi basit bir karar olsun, ister vergi vermek gibi önemli bir karar, insanlar başkalarına ayak uydurur. Televizyon programları bu yüzden gülme efekti kullanır; İnsanlar başkalarının güldüğünü işitirse gülmeye daha yakın olur.

Taklit Etme Psikolojisi Örnekleri

Taklit Etme Psikolojisi ve Seçim Enformasyonu

İnsanların taklit etme nedenlerinden biri, başkalarının seçimlerinin enformasyon sunmasıdır. Aldığımız kararların çoğu, biraz daha enformasyon içerse de yabancı bir şehirde lokanta seçmeye benzer. Hangi salata çatalıydı? Tatilde hangi kitabı okusam acaba? Doğru yanıtı bilmiyoruz ve ne yapılması gerektiği hakkında bir fikrimiz olsa bile o kadar emin değiliz.

Belirsizliği çözmeye yardım etmek için başka insanların yaptığına bakar ve onu izleriz. Eğer başkaları bir şey yapıyorsa bunun iyi bir fikir olduğunu varsayarız. Herhalde bizim bilmediğimiz bir şeyi biliyorlardır. Eğer masa arkadaşlarımız roka için küçük çatalı kullanıyorsa biz de öyle yaparız. Eğer bir çok insan yeni çıkmış polisiye bir roman okuyorsa biz de tatil için o kitabı alırız.

Sosyal Kanıt Nedir?

PSosyal Kanıtsikologlar bu fikre “sosyal kanıt” diyor. Bu yüzden barmenler vardiyalarının başında bahşiş kutusuna bir avuç bozuk para atar. Böylece müşteriler herkesin bahşiş verdiğini, dolayısıyla kendilerinin de aynı şeyleri yapmaları gerektiğini düşünür.

Sosyal kanıt yaşam ve ölüm konularında bile önemli rol oynar. Böbreklerimizden birinin işlevini yapmadığını farz edelim. Bedeniniz bu organ yoluyla kanınızı toksinlerden ve atıklardan temizler ama organ çalışmayı durdurursa tüm bedeniniz sıkıntı çeker. Sodyum seviyesi yükselir, kemikleriniz zayıflar ve anemi veya kalp rahatsızlığı riskiniz artar. Eğer çabuk tedavi olmazsanız ölürsünüz.

ABD’de her yıl 40.000’den fazla insan son safha böbrek yetmezliği hastalığına yakalanmaktadır. Böbrekler şu veya bu nedenden dolayı işlevini yitirir ve insanların önünde iki seçenek vardır; ya her hafta üç kez diyaliz merkezine gidip her seferinde beş saatlik tedaviye gireceksiniz ya da böbrek nakli olacaksınız.

Ama nakil için yeterli böbrek yok. Halen 100.000’den fazla hasta bekleme listesinde ve her ay 4000 yeni hasta bu listeye ekleniyor. Elbette herkes nakil sırasını heyecanla bekliyor.

Bu listede yer aldığınızı düşünün. İlk gelen hizmeti alır ilkesi altında hazır böbrekler ilk önce listenin tepesinde olup en uzun süredir bekleyen hastalara teklif ediliyor. Siz de uzun zamandır bekliyorsunuz, listenin altlarındasınız ve bir gün size uygun bir böbrek teklif ediliyor. Kabul edersiniz değil mi?

Doğal olarak, yaşamlarını kurtaracak böbrek teklif edildiğinde insanların bunu kabul etmesi gerekir. Ama şaşılacak bir şekilde böbrek tekliflerinin %97,1’i reddediliyor.

Bu geri çevirmelerin çoğu, böbreğin uygun olmamasından kaynaklanıyor. Bu anlamda bir organ nakli, arabanızı tamir ettirmeye benziyor. Bir BMW’ye Honda karbüratörü koyamazsınız. Aynı şey böbrek içinde geçerli. Doku veya kan tipi sizinkine uymazsa organ çalışmaz.

Taklit Etme Psikolojisi Kötü Sonuçlar Doğurabilir

Taklit Etme Psikolojisi Kötü Sonuçlar Doğurabilir

MIT profesörü Juanjuan Zhang yüzlerce böbrek bağışına baktığında insanların sosyal kanıttan dolayı yani taklit etme psikolojisinden de hazır böbrekleri reddettiklerini gördü. Listede yüzüncü kişi olduğunuzu farz edin. Bir böbrek ilk önce listede birinci sıradaki, sonra ikinci sıradaki kişiye teklif edilir.

Sıra size gelinceye kadar bu böbrek doksan dokuz kişi tarafından geri çevrilmiş demektir. İşte burada taklit etme psikolojisi devreye girer. Eğer bu böbrek bir çok kişi tarafından reddedilmiş ise, insanlar onun pek de iyi durumda olmadığını varsayar.

Böbreğin kalitesinin düşük olduğu hükmüne varır ve onu reddederler. Aslında bu tarz hükümler her on kişiden birinin böbrek reddi konusunda hatalı davranmasına neden oluyor. On binlerce kişi kabul etmeleri gereken böbreği bu sürü zihniyetiyle taklit etme psikolojisini devreye sokarak geri çeviriyor.

İnsanlar diğer kişilere doğrudan temas edememesine rağmen, kararlarını onların davranışlarına göre veriyor.