Sporda saldırganlık Perlam ve Cosby’e göre, başkalarına zarar vermeyi içeren davranıştır. Baron’a göre ise, başka birisine zarar verme,onu incitme davranışı güdüleyen ve böyle bir davranıştan kaçınmak isteyen birisine yöneltilen herhangi bir davranış şeklidir. Gergen ve Gergen’e göre saldırganlığın salt davranışsal olmadığına, davranışa öfke,düşmanlık,patlama gibi duygusal öğelerinde eşlik ettiğini belirtmektedir. Dolayısıyla saldırganlıkta duygu ve düşünce öğesi içiçe girmekte, bütünsel bir nitelik haline gelmektedir.
Sporda Saldırganlık Tanımları

Sporda Saldırganlık Tanımları

Eldeki tanımlar ışığında sporda saldırganlık; birisine zarar vermek amacıyla yapılan ve toplumsal normlara aykırı olan her türden fiziksel ve ya sembolik davranış olarak tanımlanabilir.

Saldırganlık Tipleri

Araçsal Saldırganlık: Sporda varılan ya da ulaşmak istenen para, prestij, adını duyurma, başarı ya da şöhret olabilir.Eğer bir şekilde bir kez saldırganlıkla amacına erişmişse, saldırgan davranış sonuçta pekişir.

Düşmanlık İçeren Saldırganlık: Duygusal ya da öfke saldırganlığı olarak düşünülür. Saldırıda bulunan kişi diğerlerine hoş olmayan uyaranlar gönderir ve onlara zarar vermeye çalışır.

Edilgen Saldırganlık: Dolaylı bir saldırganlık türü olarak tanımlanır. Örneğin; bir yüksek atlama sırasında birinci olması yönünde kendisine engel olan rakibe (kendisiyle aynı yükseklik ve atlayış haklarında geçen bir sporcu) öfke duysa bile bunu fiziksel olarak gösteremeyeceğini bilmektedir. Ama rakibin olası bir kramp geçirmesi durumunda buna hiç aldırış etmemektedir.

Sporda Saldırganlık Tipleri

Saldırganlıkla İlgili Kuramlar

İçgüdü Kuramı: Bu kuramın yaratıcısı olan Freud insanın doğuştan gelen iki farklı iç güdüsü olduğunu söylemiştir.Yaşam iç güdüsü olan EROS ve ölüm iç güdüsü olan adını vermektedir. Ölüm iç güdüsü içe dönük olduğunda intihara, dışa dönük olduğunda ise saldırgan davranışlara nedendir.

Freud saldırganlık dürtülerinin saldırganlığın açığa vurulması ya da boşaltılması ile azaltılabileceği görüşünü ortaya atmış ve saldırganlık duygularının boşalımına KATARSİS adını vermiştir.

Saldırganlığın katarsis kuramına göre; ilk olarak “duygusal katarsis” yaşanır yani uyarılmışlık ve öfkede seyrelme gözlenir. Bir diğeri saldırgan bir yapıda davranmaya “davranışsal katarsis” denir.

Katarsisin formları vardır; eziyet eden kişiden farklı birine saldırma (dolaylı), diğeri ise bir başkasının yaptıklarını gözleyerek boşalma (hayali) katarsisdir.

Biyolojik Kuramı: Kuramcılar; kromozomlar, erkek cinsiyet hormonu ve beynin değişik bölgelerinin yapısını inceleyip saldırganlığı nasıl etkilediğini bulmaya çalışmaktadırlar.

Sosyal Öğrenme Kuramı: Kuramı geliştiren A.Bandura, saldırgan davranış örüntülerinin öğrenilmesi ve sürdürülmesi konusuna odaklaşır. Saldırganlığın kaynağı olarak dürtüler ve içgüdüleri görmeyip daha çok ortamdaki pekiştirici öğeler üzerinde durmaktadır.

Saldırganlık ile İlgili Kuramlar

Bu kuramı diğer kuramlardan ayıran özelliklerden biri, saldırganlığın düşmanca ve incitme amacıyla yapılan bir davranış olarak değil amaca yönelik araçsal bir davranış olarak görmesidir. Bu kurama göre çevre ile kişi arasında çift yönlü bir etkileşim söz konusudur. Bandura saldırganlık kuramını açıklarken onu 3 aşamada ele alır:

  • Saldırganlığın kökeni, nasıl geliştiği ve nasıl öğrenildiği
  • Saldırganlığı ortaya çıkaran etkenler
  • Saldırganlığın ortaya çıktıktan sonra nasıl süreklilik kazandığıdır

İnsanlar saldırganlık için ödüllendirilir ve olmadığı için cezalandırılırsa ön yargının öğrenilmesinde olduğu gibi saldırganlığı da öğrenirler. Saldırganlıkta ödül ve cezanın dışında bir de model alma vardır.

Engellenme- Saldırganlık Kuramı: Kuramın ilk ortaya çıkışında iki sav bulunmaktadır.Bunlar “engellenme daima saldırganlığa nedendir” ve “saldırganlık sadece engellenmenin sonucudur” savlarıdır. Engellenme iki olguyu ele alır;

  1. Olgu:Etkinliğin başladığı anda engellenmenin ortaya çıkması
  2. Olgu:Kişi çaba göstermeden hiçbir şeyi öğrenemez ve engellemeyi kabul etme yeteneği olmazsa insan pek fazla gelişemez.