Girit Adası Yunanistan’ın en meşhur ve en çok rağbet gören adalarından biridir.

Girit Adası Cografi Yapısı

250 km uzunluğuyla Yunan adalarının en büyüğü ve en güneyindeki ada olan Girit Adası, 20. yüzyılın başlarında Yunanistan’a katılmıştır ve geleneklerini sürdürmektedir.

Daha önce Türkiye’nin yani Osmanlı’nın himayesi altında bulunan Girit, Yunanistan himayesine geçtikten sonra tarihi yapısını kısmen kaybetmemiş; yeni inşa edilen binalar, restore edilen evler ile görüntüsünde az da olsa değişiklik göstermiştir.

Adanın omurgasını oldukça etkileyici dağlar oluşturur. Bu dağlardan en yükseği olan Psiloritis 2.456 m yüksekliğindedir ve kış aylarında karlarla kaplıdır. Adanın güneybatısı kıraç ve geçit vermeyen kayalıklardır, ancak adanın doğusu ve güneyi oldukça verimlidir.

Girit Adası

 

Girit Adası’nın Tarihi

Girit’den Yunanistan’a pek çok tarımsal ürün gönderilir. Tarım açısından verimli topraklara sahip olan Girit Adası’nda pek çok tarım ürünü üretilmektedir. MÖ 2800’den MÖ 1450’ye kadar devam eden Minos uygarlığını Yunan, Roma, Bizans, Venedik ve Osmanlı İmparatorluğu dönemleri izler.

Bugün burada Minos siteleri (Knossos da bunlardan biridir), villalar, kentler, kiliseler, kaleler, camiler, terk edilmiş köyler, antik limanlar ve etkileyici eski meydanlardan oluşan adanın arkeolojik ve mimari mirası, tarihi özetlemektedir.

Girit Adası’nda Turizm

Modern çağın işgalleri de ada üzerinde izler bırakmıştır. II. Dünya Savaşı sırasındaki Alman işgalini anımsatan yerler ve kuzey sahillerine kitle turizmiyle birlikte gelen bitmek bilmez inşaatlar bu izlerden bazdandır. Ama Girit adaya gelenlere paket tur ve arkeolojiden fazlasını vaat eder. Adanın iç kısımlarında ciddi yürüyüşçüler için son derece zorlu dağ yolları ve geçitler; gezginler içinse tabelalarla yönlendirilmiş patikalar bulunuyor.

Bu patikalar ve dağ yollarında düzenlenen yürüyüşlere katılabilir, doğa ve Girit Adası’nın güzelliğini keşfedebilirsiniz. Bu patikalar yemyeşil vadiler ve engin yaylalar arasından devam edip, az ziyaret edilen bölgelerden ya da tipik bir Yunan köyünden geçer.

Girit Adası plajarı ile de ünlüdür. Plajların hepsi kalabalık değildir. Adanın batı kıyısında ücra kumsallar yer alır; güneyde ise olağanüstü bir araba yolculuğu ya da bazen tekneyle ulaşılabilen küçük tatil yerleri bulunur. Girit’in şehirleri Iraklion (Kandiye), Rethymnon ve Hanya’da müzeler, marketler ve gece hayatı bulunur. Burası canlı ve kişilikli bir yerdir.